Tarihçe

Cumhuriyet Döneminde Yapılan Çalışmalar

Kurtuluş Savaşı bitip zafer kazanıldıktan sonra sıra, milletin her bakımdan kalkınması için alınacak tedbirlere gelmiştir. Milletin fikren, ruhen ve bedenen kalkınmasında kendisine büyük görev düşen eğitim işi ele alınacaktır. 1921Temmuzunda toplanıp çalışmalarını bitiremeden dağılmış olan Maarif Kongresinin devamı, 15 Temmuz, 1923-15 Ağustos 1923 tarihleri arasında sürdürülmüş ve Birinci Heyet-i İlmiyye (Bilimsel Heyet) adıyla eğitim tarihimize geçmiştir. Millî Eğitim Bakanı İsmail Safa Bey'in başkanlığında toplanan (40) kişilik bu heyette Terbiye-i Bedeniye Muallimi (Beden Eğitimi Öğretmeni) Selim Sırrı (Tarcan) da bulunmaktadır. Bu Heyetin, eğitimi, eğitimin planlanması yolundaki çalışmaları ve uğraşları maddeler halinde sıralanırken, 5'inci madde olarak  İzcilik ve Beden Eğitimi de geçmektedir. İcra Programının tespiti sırasında Darülmuallimîn ve Darülmuallimat (Erkek ve Kız Öğretmen Okulu) Nizamname      ve Programları, Sultani (Lise) İzcilik Teşkilat Esasiyesi, Terbiye-i Bedeniye Darülmuallimîni (Beden Eğitimi Öğretmen Okulu) gibi konular da maddeler halinde kayda geçmiştir. Bu İlmi heyetin çalışmaları sonucunda 14 Ağustos 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantısında okunan İcra Vekilleri Heyeti  (Bakanlar  Kurulu)nun Programında Millî eğitimle ilgili bölümde 6'ıncı madde olarak  Ferdin bedenî fikrî kâbiliyetleri gibi ahlâki ve içtimaî kâbiliyetleri de inkişaf ettirilecektir. Bu maksada vusul için bir Terbiye-i Bedeniye Darülmuallimîni (Beden Eğitimi Öğretmeni Okulu) açılacak. İzcilik Teşkilatına tedricen içtimaî esasta tevfik olunacaktır sözleri yer almaktadır. Böylece Selim Sırrı (Tarcan)'ın, Beden Eğitimi Öğretmeni, bir ara İstanbul Erkek Öğretmen Okulu'nun (Yüksek Öğretmen Okulu ile birlikte) Müdürü, Beden Terbiyesi Umumi Müfettişi olarak gösterdiği büyük çabalar sonucu, beden  eğitimi öğretmeni yetiştirilmesi işi bir Hükümet Görevi olarak belirtmiş bulunmaktadır. Buna göre Selim Sırrı (Tarcan) bir yandan Öğretmen Okulundaki öğrencileri hazırlamaktadır. Diğer okullara da beden eğitimini yayma, Kız okullarında, hatta Dinî Tedrisat yapan okullara, Medreselere bile bu işi sokma savaşı vermiş; başarılı da olmuştur.

Beden eğitimi bir kere mekteplerin tedrisatına girdikten sonra yapılacak iş, öğretici hazırlamaktı. Ne Muallim Mektebinden çıkan gençler, ne onların güzideleri Selim Sırrı Bey'i tatmin etmiyordu. Beden eğitimi öğretmenliğini bir meslek olarak kurmak ve o mesleğe liyakatli unsurlar hazırlamak lâzımdır. Cumhuriyetin ilanından sonra ülkemizde okulların açılması her geçen gün artmaktaydı. Avrupa milletlerinin beden eğitimi konusu üzerine takip ettikleri metodları öğrenmek ve memlekete dönüşlerinde beden eğitimi öğretmeni yetiştirmek amacıyla, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1925 yılında İsveç Stokholmdeki Kraliyet Yüksek Beden Eğitimi Enstitüsü'ne de üç öğrenci (İstanbul Erkek Öğretmen Okulundan Selim Sırrı Tarcan'ın öğrencisi Nizamettin Kırşan, Galatasaray Lisesinden Vildan Aşır Savaşır ve Suat Hayri Ürgüplü) gönderilir. Ancak, Suat Hayri Ürgüplü Fransa'ya giderek başka bir branşta tahsil yapar.

Ülkemizde okullarımızdaki beden eğitimi derslerinin boş geçmemesi ve artan beden eğitimi öğretmeni ihtiyacının karşılanması için 1926 yılında Selim Sırrı Tarcan Bey'in teşebbüsüyle bir beden eğitimi okulunun açılması düşünülür. Böylece beden eğitimi ve spor davası için önce eleman işinin halledilmesine önem verilir. Cumhuriyet idaresi Maarif Vekili Mustafa Necati Bey tarafından İstanbul Çapa'da Kız Öğretmen Okulunun yanında 3000 TL sarfıyla bir beden eğitimi salonunun yapımına başlanır. Salon 1927 yılında tamamlanır. 1927-1928 öğretim yılında kız ve erkeklere mahsus bir yıl teorik ve pratik eğitim yapan Jimnastik Muallimleri Kursu-Beden Eğitimi Öğretmeni Yetiştirme Kursu bu beden eğitimi salonunda açılır. Bu kursun açılış amacı; o zamana kadar beden eğitimi öğretmenliğini herhangi bir şekilde almış şahısları yeni cereyanlardan haberdar etmek ve meslekteki gelişmelerini sağlamaktır. Selim Sırrı Tarcan, bu kursun müdürlüğünü üzerine alır ve bazı derslere de kendisi girer. Ayrıca bu kurslar için İsveç'ten üç beden eğitimi öğretmeni getirilir. Bunlardan biri kız adaylar için bayan İnge Nerman (İsveç'in en tanınmış jimnastik üstadı olan miralay Nerman'ın kızı) diğeri erkek adaylar için Rangar Johnson, üçüncüsü masaj ve tıbbî Jimnastik için Suen Alexanderson'dur. Bu kursa ilk önce vilayetlerden Millî Eğitim Teşkilatınca, bu mesleğe istekli ilkokul öğretmenlerinden kâbiliyetli olanlar davet edilir. Bu adaylardan başka, beden eğitimi öğretmenliğini herhangi bir şekilde almış olanlar (Ordudan, Polisten ve itfaiye Teşkilatından) da bu kurslara çağrılırlar. Adaylar önce meslekî kâbiliyet imtihanına girerler.  Burada imtihanı kazanamayanlar geri gönderilirler. Kazananlar ise üç aylık pratik ve teorik eğitime devam ederler. Üç ay sonra kursiyerler tekrar imtihana girerler. Burada imtihanı kazanamayanlar geri gönderilirler. Kazananlar ise üç aylık pratik ve teorik eğitime devam ederler. Üç ay sonra kursiyerler tekrar imtihana girerler. İmtihan sonunda başarısız sayılarak yeterli olamayanlar geldikleri vilayetlere geri gönderilirler. İmtihanda yeterli sayılanlar ise aylık eğitimlerini bir seneye tamamlayarak mezun olurlar. Bu kurstan yeterlilik belgeli Beden Eğitimi Öğretmeni sıfatıyla mezun olanlar, orta dereceli okullarda görevlendirilirler. Bu ilk kurstan sonra 1928-1929 öğretim yılında ikinci bir kurs daha açılır. Kursa sadece vilayetlerden Milli Eğitim Teşkilatınca gönderilen kâbiliyetli ilkokul öğretmenleri alınır. Bu kurstan bu dönemde de yine bir yıllık mezun verilir. 1929-1930 Öğretim yılında da kurs aynı şekilde sürdürülür.Yurt dışındaki eğitimlerini tamamlayan Nizamettin Kırşan ve Vildan Aşır Savaşır 1929 yılında yurda dönünce bu kursta hoca olarak görev alırlar. Üç yıl mezun veren bu kurslardan, 148 erkek ve 63 kız mezun edilerek orta dereceli okullarda görevlendirilir. Orta dereceli okulların az olması nedeniyle beden eğitimi öğretmenleri yeterli sayılır ve 1930 yılından sonra kurs eğitimi durdurulur. Bu kurs mezunlarından Zehra Alagöz 1930 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İsveç Stokholm'deki Kraliyet Yüksek Beden Eğitimi Enstitüsü'ne yüksek tahsil için gönderilir.

Selim Sırrı Tarcan'ın 1927 yılında Çapa'da açtığı Beden Eğitimi Kurslarını Amerikalı milyoner Otto Hermann Kahn (d.21.21867 Mannheim-ö.29.3.1934 New York) ziyaret eder ve çok beğenir.Otto Kahn, Selim Sırrı Tarcan'ın adına 2500 TL göndererek yüzde altı faizi olan 150 lirayı her yıl mesailerini takdir ettiği beden eğitimi öğretmenlerine vermesini tavsiye eder. Selim Sırrı Tarcan,1928-1943 yılları arasında Otto Kahn Mükafatını 32 erkek ve 15 bayan beden eğitimi öğretmenine vermiştir.

Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü

Orta dereceli okullara öğretmen yetiştirmek üzere 1926 yılında Konya'da Orta Muallim Mektebi adıyla kurulan okul, bir sene sonra 1927-1928 öğretim yılında Ankara'ya şimdiki Merkez Bankasının olduğu semtteki eski bir binaya taşınır. O yıl Pedagojik Şubesi de açılarak müessesenin adı Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü olarak değişir.  Bu arada şimdiki Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'nün bulunduğu binanın yapımına, Mimar Kemalettin Bey'in bir ön Avrupa gezisi dönüşünden sonra, Muallim Mektebi eski binadan bu yeni binaya taşınır. Bu arada şubeler açılarak eğitim genişletilir. Beden Eğitimi Şubesinin açılabilmesi için bu binanın yanında bir de Beden Eğitimi Salonu ve spor sahasının yapımı faaliyetine başlanır. 1932  yılında salonun ve sahanın  yapımı faaliyetine başlanır. 1932 yılında salonun ve sahanın yapımı biter. 5 Temmuz 1932 tarih ve 105 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile Gazi Eğitim Enstitüsünde erkekler için üç yıl öğrenim süreli Beden Eğitimi Şubesi 1932-1933 Öğretim yılında açılır. Beden Eğitimi Bölümü ilk yılında eğitime 22 Talebe ile başlar.

Açılan bu bölüme Milli Eğitim Bakanlığınca Almanya'dan uzman beden eğitimi öğretmeni Bay Kurt Dainas getirilerek öğretim kadrosuna alınır. Bu sırada Türk beden eğitimi öğretmenleri yurdun çeşitli yerlerinde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyorlardı. Bunlardan Nizamettin Kırşan, İstanbul Erkek Öğretmen Okulunda, Vildan Aşır Savaşır, Galatasaray Lisesinde ve Zehra Alagöz de yurtdışı tahsilini tamamlayıp gelince, İsmet Paşa Kız Enstitüsü beden eğitimi öğretmenliğinden, Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Şubesi'ne alınarak çalışmaya başlarlar. Ancak, şubede kız öğrenci olmadığı için, Zehra Alagöz nazari derslerde görevlendirilir. 1937 yılına kadar yalnız erkek beden eğitimi öğretmeni yetiştiren bu kurum,1937 yılından itibaren bayan beden eğitimi öğretmeni de yetiştirmeye başlar.Bayan öğrencilerin derslerine girmesi için İstanbul Alman Lisesi, beden eğitimi öğretmeni Bayan Margarete Korge'de bölümün öğretim kadrosuna Bakanlıkça sözleşmeli olarak dahil edilir. Bu sırada 1934-1935 öğretim yılında Enstitünün ilk mezunlarından Mehmet Arkan ve Cemal Alpman Millî Eğitim Bakanlığınca seçilerek Almanya'ya Berlin Üniversitesi Beden Eğitimi Enstitüsüne üç yıllık tahsile gönderilir. Bir yıl sonra 1935-1936 öğretim yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümünün ikinci mezunlarından, Hasan Örengil, Cevdet Arun ve Ahmet Yaraman yine Almanya'ya Berlin Devlet Eğitimi Akademisine ûç yıllık yüksek öğretime, yine Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümüne öğretmen yetiştirilmek üzere gönderilir.

Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümünde derslere giren Bay Kurt Dainas, II.Cihan Harbinin çıkması nedeniyle Alman Hükümeti tarafından, 1939 yılında çağrılarak memleketine dönmek zorunda kalır. Nizamettin Kırşan ile Vildan Aşır Savaşır da Bakanlık merkez teşkilatında görev alınca Enstitüde zayıflayan öğretmen kadrosunu bir dereceye kadar takviye etmek üzere, boşalan kadroya o zaman Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü hizmetinde atletizm antrenörü olarak çalışan, Macar antrenör Gyula Ratkai atletizm derslerine girmek üzere, bölüme alınır. Margarete Korge'nin de eski görevine dönmesi üzerine Enstitü İlk mezunlarından Pakize Gökay ve Ankara Gazi Lisesi beden eğitimi öğretmeni İlyas Sınal göreve getirilir. Bu arada Almanya'daki eğitimlerini tamamlayıp yurda dönen beden eğitimi öğretmenleri Cevdet Arun ve Hasan Örengil yedek subaylık muvazzaf askerlik hizmetlerini bitirince, 1940 yılı başında ikinci sömestreden itibaren Enstitüde beden eğitimi öğretmeni olarak görevlendirilip çalışmaya başlarlar. Ahmet Yaraman Ankara Siyasal Bilgiler Yüksek Okulu ve Devlet Konservatuarında öğretmen olarak görevlendirilir. Fakat kısa bir süre çalışmadan sonra sarılık hastalığına yakalanarak çok erken yaşta vefat eder.

Gazi Eğitim Enstitüsünde eğitim ve öğretim ilk yıllarda üç yıldır. Bu uygulama,1937 yılı ortalarında Orta Öğretimdeki beden eğitimi öğretmeni ihtiyacı nedeni ile, şubenin öğretim süresi iki yıla indirilerek değiştirilir. O yıl, üçüncü sınıfta bulunan öğrencilerde yıl yarısından sonra, 2,5 yıllık mezun olarak beden eğitimi öğretmeni olurlar. Ayrıca o yıl öğretmen okulu mezunlarından başka, lise mezunlarından da kız öğrenci alınır. Öğretmen okulu mezunu olma şartı kaldırılır. Bu iki yıllık uygulama,1941 yılına kadar devam eder ve 1942-1943'ten sonra süre tekrar üç yıl olur. Bu arada,1939-1942 yılları arasın da beden eğitimi öğretmenleri için tekamül kursu açılır. Okullarda günden güne artan beden eğitimi öğretmeni ihtiyacını karşılamak üzere açılan bu kurslardan birisi, 1942 yılında İstanbul Çapa da Üniversite veya Lise mezunu kız ve erkeklere, ayrı ayrı olmak üzere kısa dönemli üç aylık yardımcı beden eğitimi öğretmenliği kursu olarak değiştirilir. Bu kurstan,18 kız ve 32 erkek yardımcı beden eğitimi öğretmeni mezun edilir.Yine 1942-1943 öğretim yılında İstanbul Haydarpaşa Lisesinde, beden eğitimi öğretmenlerinin bilgilerini yenilemek amacıyla, öğretmenlerin tatil aylarında kız ve erkek öğretmenlere ayrı ayrı tekâmül kursları açılır.

Gazi Eğitim Enstitüsünde üç yıl devam eden beden eğitimi bölümü, beden eğitimi öğretmeni ihtiyacı dolayısı ile tekrar iki yıla indirilir. İkinci ve üçüncü sınıfta olan öğrenciler, aynı yıl mezun olurlar. Bu iki yıllık uygulama 1949-1950 yılına kadar devam eder. Gazi Eğitim Enstitüsünün yanında, yaptırılan binada üç yıl öğrenim süresi olan, Beden Terbiyesi Yüksek Enstitüsü açılır. Bu Enstitünün amacı, orduya ve çeşitli kurumlara yüksek vasıflı beden eğitimi öğretmenleri ile antrenör, monitör (antrenör yardımcısı) yetiştirmek, beden eğitimi ve sporun sağlık, teknik kurallarını belirlemek, sporcuların sağlık, işlerini düzene koymaktır. Hasan Ali Yücel, Tahsin Banguoğlu, Vildan Aşır Savaşır  ve Nizamettin Kırşan bu okulun açılması için çalışmış olan kişilerdir. Fakat, açılan bu okulun bütün ihtiyaçları, öğretmenleri ve öğrencileri Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü tarafından karşılanan bir müessese şekline dönüşür. Beden Terbiyesi Yüksek Enstitüsünde eğitim ve öğretim iki yıl devam eder. 1951 yılının sonunda, bu okul kapatılır.

Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü 1980 yılında Gazi Yüksek Öğretmen Okulu Beden Eğitimi Bölümü adını alır. 1980 yılında Gazi Yüksek Öğretmen Okulu Beden Eğitimi Bölümü adını alarak, dört yıl eğitim ve öğretim süreli bir bölüm haline gelir. 2547 sayılı yüksek öğretim kanununa göre, 20 Temmuz 1982 tarihli resmi gazete yayınlanan 41 sayılı kanun hükmünde kararname ile, beden eğitimi ve spor eğitimi veren kuruluşlarımızın, üniversite çatısı altında birleştirilmesine karar verilir. Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi Gazi Eğitim Fakültesi bünyesindeki Beden Eğitimi Bölümü ile birleştirilerek, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü haline getirilir. Bu bölüm 1992 yılında Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu adını alır.

Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunun günümüzdeki mevcut yapılanması dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü, Antrenörlük Eğitimi Bölümü , Spor Yöneticiliği Bölümü ve Rekreasyon Bölümü'dür.

Kaynaklar

Güven, Özbay, Türkiyede Cumhuriyet Döneminde  Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Yetiştiren Okulların Eğitimini Hazırlayıcı Çalışmalar, Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, Nisan 1996, ss.70-82.

Güven, Özbay, Türkiyede Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Veren Okulların Tarihi Gelişimi, 16 Mart 1999  tarihinde Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu tarafından Ankarada düzenlenen Toplum ve Öğretmen konulu panelde yapılan konuşması.